TUFUAB 2017 HABERİTA

Tarih: 24.04.2017-11:45:41   -   66 kez okundu   -   Yazan: msylmz   -   0 Yorum

      “Fotogrametri” ve “Uzaktan Algılama”daki gelişmeleri yakından izleyen, uygulayan ve geliştiren bilim insanlarını bir araya getirmeyi ve bilgi paylaşımını sağlamayı amaç edinmiş olan Türkiye Ulusal Fotogrametri ve Uzaktan Algılama Birliği (TUFUAB) bu amaç doğrultusunda da 1989 yılından bu yana teknik sempozyumlar düzenliyor.

      TUFUAB IX.Teknik Sempozyumu ise 27-29 Nisan 2017 tarihleri arasında Afyon Kocatepe Üniversitesi ev sahipliğinde Afyonkarahisar Korel Thermal Resort Clinic & SPA Otelinde gerçekleştirilecek. TUFUAB IX.Teknik Sempozyumu teknik oturumlar, poster yarışması ve kültürel gezi olmak üzere 3 bölümden oluşuyor.


devamı için tıklayınız...


 

Kitâb-ı Bahriye

Tarih: 18.04.2017-19:56:01   -   52 kez okundu   -   Yazan: msylmz   -   0 Yorum

      Kitâb-ı Bahriye (Osmanlı Türkçesi: كتاب بحرية), Osmanlı Kaptan-ı Deryası (amirali) Piri Reis'in hazırladığı Akdeniz kıyılarına ait ayrıntılı bir harita-kılavuzdur. Kitap, denizcilere Akdeniz kıyıları, adaları, geçitleri, boğazları, körfezleri, fırtına halinde nereye sığınılacağı, limanlara nasıl yaklaşılacağı hakkında bilgiler, ayrıca limanlar arasında gitmek için kesin rotalar verir.
      Kitab-ı Bahriye'nin iki versiyonu vardır. Birincisi 1521 tarihlidir ve denizcilerin kullanımı için yapılmıştır. İkincisi 1526'da Kanuni Sultan Süleyman'a sunulmak üzere hazırlanmış daha ayrıntılı ve süslü bir eserdir.
     Bu kitabın güzelliği bir yana, bu ikinci sürüm denizcilikle ilgili pek çok bilgi içerir: Birinci bölümün konuları fırtınalar, pusula, portolan (bir limanın ya da kıyının bir bölümünün, büyük ölçekte yapılmış haritası) haritaları, yıldızlarla yön bulma, okyanuslar, ve onları çevreleyen kara parçalarıdır. Ayrıca Avrupalı kâşiflerin seyahatleri hakkında da bilgiler vardır, bunların arasında Kristof Kolomb'un Yeni Dünya'yı keşfine ve Portekizlilerin Hint Okyanusu'na seferlerine değinilir.
     İkinci kısım, portolan tarzı harita ve seyir kılavuzlarından oluşur. Her bölüm söz konusu ada veya kıyının bir haritasını içerir. Bu bölümlerden birinci kitapta 132, ikincisinde 210 tane vardır. Kitab-ı Bahriye'nin ikinci bölümü, Çanakkale Boğazı ile Sultaniye ve Kilitbahir kalelerinin anlatımı ile başlar. Ege Denizi adaları ve kıyıları, Yunanistan kıyıları, Mora Yarımadası, Adriyatik kıyıları, İtalya kıyıları, Sicilya, Sardunya, Korsika adaları, Fransa kıyıları, İspanya kıyı ve limanları, Kanarya Adaları, Kuzey Afrika kıyıları, Mısır ve Nil nehri, Doğu Akdeniz kıyıları, Girit ve Kıbrıs, Anadolu'nun güney ve Ege kıyıları ve adaları, Gelibolu ile Saros Körfezi anlatılır. Kentlerdeki önemli anıt ve binaların çizimlerinin de yer aldığı kitapta ayrıca Piri Reis'e ait biyografik bilgiler de bulunur.
    Kitapta, Piri Reis, Akdeniz'le ilgili bunca bilginin büyük bir parşömen üzerine çizmek yerine bir kitapta toplamasının nedenini açıklamış, elindeki bilgilerin tek bir haritaya sığdırılmasının kullanışsız olacağını belirtmiştir.
    Kitabı Bahriye, Anadolu sahillerinin özelliklerini karış karış veren değerli bir coğrafya kitabı olarak bugün dahi geçerlidir.

Kitabı Bahriye'den Bazı Görüntüler:


             
 
                           Avrupa                                                                          Gelibolu                                

            
                       
                      Ege Denizi                                                                           Atina
  


Daha fazlası bulmak için buraya tıklayınız


Kaynak

https://tr.wikipedia.org/wiki/Kit%C3%A2b-%C4%B1_Bahriye

Mühendis Olarak Öğretmen Olmak Şans Değil Ayrıcalık

Tarih: 05.04.2017-21:00:01   -   47 kez okundu   -   Yazan: emrekopar   -   0 Yorum

Harita Mühendisinin Öğretmenlik Şansı  

  Öyle uzun uzun mu yazsak yok yok biz mühendisler okumaktan sıkılan insanlarızdır. Bir selam vererek başlayalım en iyisi yazımıza. Merhabalar sevgili , saygılı pek güzel meslektaşlarım. Çok değil 2 yıl önce aynı yollardan 4 yıl boyunca bende geçtim. Şimdi çokça özleyerek sıkça anarak arıyorum üniversite yıllarımı.

  Malum mezun olmuşuz 4 yıl mühendislikte dirsek çürütmüşüz hele ki paraya ihtiyaç varken çalışmamak olmaz. Mühendislik mezunu olarak kendi alanımda Milli Eğitim Bakanlığına bağlı Harita Tapu Kadastro Tekniği Öğretmenliği yapmaktayım. Çoğu insan gibi sizlerde nasıl olur bu diyeceksiniz ki diyeniniz çok oldu biliyorum. O zaman başlayalım anlatmaya.

  Adım adım anlatıp herkese yardımcı olmak isterim. Bilgilendirmemi atandıktan sonra sosyal medya üzerinden yapıp benim çektiğim zorluğu çekmemenizi istemiş , deneyerek öğrendiğim bilgileri aktarmaya çalışmıştım.

  Mühendislik mezunu olup öğretmenlik yapabileceğimizi ilk olarak bölüm hocamız Doç. Dr. İbrahim Tiryakioğlu’ n dan defalarca anlatmasından haberdarım. İlk teşekkür edeceğim kişidir. Bunun yanında benim asıl bu meslekteki mimarlarım her konuda tam destekçilerim annem ve babam. Onların çaba ve araştırmaları sonucu birçok bilgiyi kısa sürede edinerek yoluma koyuldum. İlk adımım KPSS A ve B grubu sınavlarına girmek oldu. A grubu herkes için ortak olan genel kültür ve genel yetenek bölümleri hepimizin bildiği gibi. Asıl önemli olan kısım B grubu yani öğretmenlik için gerekli olan eğitim bilimleri bölümü. Tamamen üniversite dönemi eğitim fakültelerinde verilen formasyon derslerini içeriyor. Bu bölümde de benim en büyük şansım öğretmen lisesi mezunu olarak bu bilgilerin temelini almış olmamdı. Son yıllarda farklı üniversitelerde 6 ay süre ile formasyon kursları açılmakta ve bu sayede önden bilgilendirme yapılmış olmaktadır. Ama benim dönemimde formasyon almak isteyen mühendislik mezunu öğrenci sayısı yeterli olmadığı için açılmamıştı. Bu yüzden formasyonsuz atanıp atandıktan sonra MEB tarafından formasyon aldırıldım.

  Harita Tapu kadastro Tekniği Öğretmenliği henüz hiçbir üniversitede fakülte olarak yer almadığı için bu alan öğretmenleri sadece harita mühendisliği mezunları arasından seçilmektedir. En en büyük şansımız sanırım. Türkiye geneli meslek lisesi içerisinde yer alan bölümümüz günden güne rağbet görmekte öğrenci sayımız artmaktadır.Bu da öğretmen ihtiyacı demektir. Biz meslek öğretmenleri klasik ders işleyişi içerisinde bulunmamakta tamamen uygulama üzerine çalışmaktayız. Ders yoğunluğumuz fazla olsa da alanımızda geleceğin teknisyen , tekniker ve hatta mühendislerine üniversitede aldığımız bilgileri lise döneminde aktararak erken bilgilendirmeye gidiyoruz. Öğrencilerimiz için bizlerin daha önce bulmuş olduğu özel sektör ve devlet kuruluşlarında belli sürelerde staj yapmalarını sağlayarak çalışma hayatına hazırlıyoruz.

  Sıkça sorulan sorulardan birisi de tavsiye eder misin? Gerçekten sabır yönünden sıkıntı çekmiyorsanız kesinlikle bir kapı olarak görebilirisiniz. Mühendis olarak öğretmen olmayı şans değil ayrıcalık olarak görüyorum. Ve hepinize meslek haytalarında başarılar diliyorum.

                                                                                                    Harita Tapu Kadastro Öğretmeni
                                                                                                        Nazmiye Gül Karagöz Dereli